Merhaba ben taha. Şuan şiir yazıyorum. Edebiyat hakkında söylemek istediğim şeyler var. Bir zamanlar edebiyat yalnızca bir sanat değil, bir çağın vicdanıydı. Bir roman yayımlandığında memleketin havası değişir, bir şiir dilden dile dolaşır, bir yazar fikir hayatının merkezine otururdu. Namık Kemal bir makale yazdığında bu bir edebî metinden öte bir fikrî hamleydi. Ahmet Hamdi Tanpınar zamanı anlattığında aslında bir medeniyet muhasebesi yapıyordu. Fyodor Dostoyevski insan ruhunun karanlık dehlizlerine inerken yalnız Rusya’yı değil, insanlığı yazıyordu.
Bugün ise edebiyatın o merkezi konumda olmadığını kabul etmek gerekiyor. Okuma oranlarının düşmesi, hızlı tüketim kültürü, sosyal medyanın dikkat süresini kısaltması ve yayınevlerinin çoğu zaman nitelikten çok satış kaygısıyla hareket etmesi; edebiyatı derinlikten yüzeyselliğe doğru itiyor. Artık “çok satan” olmak, “çok etkileyen” olmaktan daha önemliymiş gibi bir algı var.
Sorun yalnızca okurda mı? Bence hayır. Yazarların da çağın hızına teslim olduğu, sabırla işlenen metinler yerine hızlı üretilmiş metinlerin çoğaldığı bir dönemdeyiz. Eleştiri mekanizması zayıf. Sağlam bir edebî tenkit kültürü olmadan nitelik nasıl artacak?
Peki edebiyat yeniden eski ihtişamlı günlerine dönebilir mi?
Bunun için birkaç mesele üzerine düşünmek gerektiğini düşünüyorum:
Eğitimde edebiyatın yeri güçlendirilmeli. Sınav odaklı değil, metin odaklı bir yaklaşım benimsenmeli. Gençler ezberle değil, tartışarak büyümeli.
Bağımsız ve nitelikli eleştiri kültürü canlandırılmalı. Her yayımlanan kitap “harika” değildir; bunu söyleyebilecek cesur kalemlere ihtiyaç var.
Yazar-okur buluşmaları artırılmalı. Edebiyat tekrar yaşayan bir alan hâline gelmeli.
Dijital platformlar doğru kullanılmalı. Sosyal medya yüzeysellik üretmek zorunda değil; doğru kullanıldığında yeni bir edebî alan olabilir.
Belki de asıl soru şu:
Edebiyat gerçekten geriledi mi, yoksa biz mi ona ayırdığımız zamanı azalttık?
Sizce edebiyat neden eski etkisini kaybetti?
Tekrar güçlü bir fikrî ve estetik merkez hâline gelmesi için neler yapılmalı?
Sorun yazarda mı, okurda mı, sistemde mi?
Merhaba ben taha. Şuan şiir yazıyorum. Edebiyat hakkında söylemek istediğim şeyler var. Bir zamanlar edebiyat yalnızca bir sanat değil, bir çağın vicdanıydı. Bir roman yayımlandığında memleketin havası değişir, bir şiir dilden dile dolaşır, bir yazar fikir hayatının merkezine otururdu. Namık Kemal bir makale yazdığında bu bir edebî metinden öte bir fikrî hamleydi. Ahmet Hamdi Tanpınar zamanı anlattığında aslında bir medeniyet muhasebesi yapıyordu. Fyodor Dostoyevski insan ruhunun karanlık dehlizlerine inerken yalnız Rusya’yı değil, insanlığı yazıyordu.
Bugün ise edebiyatın o merkezi konumda olmadığını kabul etmek gerekiyor. Okuma oranlarının düşmesi, hızlı tüketim kültürü, sosyal medyanın dikkat süresini kısaltması ve yayınevlerinin çoğu zaman nitelikten çok satış kaygısıyla hareket etmesi; edebiyatı derinlikten yüzeyselliğe doğru itiyor. Artık “çok satan” olmak, “çok etkileyen” olmaktan daha önemliymiş gibi bir algı var.
Sorun yalnızca okurda mı? Bence hayır. Yazarların da çağın hızına teslim olduğu, sabırla işlenen metinler yerine hızlı üretilmiş metinlerin çoğaldığı bir dönemdeyiz. Eleştiri mekanizması zayıf. Sağlam bir edebî tenkit kültürü olmadan nitelik nasıl artacak?
Peki edebiyat yeniden eski ihtişamlı günlerine dönebilir mi?
Bunun için birkaç mesele üzerine düşünmek gerektiğini düşünüyorum:
Eğitimde edebiyatın yeri güçlendirilmeli. Sınav odaklı değil, metin odaklı bir yaklaşım benimsenmeli. Gençler ezberle değil, tartışarak büyümeli.
Bağımsız ve nitelikli eleştiri kültürü canlandırılmalı. Her yayımlanan kitap “harika” değildir; bunu söyleyebilecek cesur kalemlere ihtiyaç var.
Yazar-okur buluşmaları artırılmalı. Edebiyat tekrar yaşayan bir alan hâline gelmeli.
Dijital platformlar doğru kullanılmalı. Sosyal medya yüzeysellik üretmek zorunda değil; doğru kullanıldığında yeni bir edebî alan olabilir.
Belki de asıl soru şu:
Edebiyat gerçekten geriledi mi, yoksa biz mi ona ayırdığımız zamanı azalttık?
Sizce edebiyat neden eski etkisini kaybetti?
Tekrar güçlü bir fikrî ve estetik merkez hâline gelmesi için neler yapılmalı?
Sorun yazarda mı, okurda mı, sistemde mi?
Görüşlerinizi merak ediyorum.
Düşünceleriniz etkileyici. Üzerinde durulması gereken konular.
Merhaba, genç aydınlar.